Eski Merkez Bankası Başkanı: Liradan attığımız 6 sıfırdan biri döndü

Eski Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, “Enflasyon yüzde 4’e düşmeden sürdürülebilir büyüme olmaz” diyerek atılan 6 sıfırdan birinin döndüğünü açıkladı.

Eski Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, “Hedefler 10 yıldır tutmuyor. Bir ciddiyeti kalmamış. 2004’te başkanken 34 yıl sonra enflasyon tek haneye indi. Bağımsız Merkez Bankası’nın dirayetli politikaları ve hükümetin de isteyerek ya da istemeyerek bir istikrar programı uygulaması ile bu sonucu elde ettik. unun verdiği cesaretle ben hükümete 2003 yazında önerdim. 2006 başında paradan altı sıfırı da attık. Utanç vesilesinden kurtulduk. Ama şimdiden tek sıfır döndü bile” dedi.

2001 ekonomik krizinin başladığı dönemde Merkez Bankası başkanlığı görevini üstlenen Süreyya Serdengeçti, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı’nın (TÜSES) toplantısına katıldı.

Burada bir konuşma yapan Serdengeçti, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 19,89’a yükselen enflasyon, düşük faiz politikası ve döviz kuruyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Süreyya Serdengeçti enflasyon konusunda 20 yıl önceki koşullara dönülmekte olduğunu belirterek son üç yılda enflasyonda açıklanan tahminlerin hep yukarı yöne revize edildiğini söyledi. 2021’de başlangıçta belirtilen 5.4 tahmininin 18.4’e revize edildiğini şu anda ise enflasyonun 19.89 olduğunu hatırlatan Serdengeçti “Hedefler 10 yıldır tutmuyor. Bir ciddiyeti kalmamış” dedi.

Başkanlığı döneminde 1970’ten bu yana ilk kez tek haneli enflasyon rakamlarının görüldüğünü hatırlatan Serdengeçti, “Enflasyon yüzde 4’e düşmeden sürdürülebilir büyüme olmaz” diyerek atılan 6 sıfırdan birinin döndüğünü açıkladı.

Serdengeçti ayrıca, Merkez Bankası’nın net rezervinden satılan dolar tutarının da 128 milyardan daha fazla olduğunu öne sürdü.

Süreyya Serdengeçti’nin açıklamaları şöyle:

İnandırıcılık sorunu var ciddiyet yok

Hedefler tutmuyor. Sadece bu tabloya bakarak tipik bir Merkez Bankacı bir tek şey görür. Burada bir kredibilite sorunu var. İnandırıcılık sorunu oluşmuş. Politika faizini düşürüyorsunuz. Ne için düşer kısa vadeli faizlerin genel düzeyi düşsün diye.

Yüzde 15’e düşürdüğünüz faizlerin genel düzeyi aşağı inmiyor hatta bazen yukarı gidiyor. Çok ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz buradan da bellidir.

Hedefler 10 yıldır tutmuyor. Bir ciddiyeti kalmamış. 2004’te başkanken 34 yıl sonra enflasyon tek haneye indi. Bağımsız Merkez Bankası’nın dirayetli politikaları ve hükümetin de isteyerek ya da istemeyerek bir istikrar programı uygulaması ile bu sonucu elde ettik.

Ben önerdim 6 sıfırı attık

Bunun verdiği cesaretle ben hükümete 2003 yazında önerdim. 2006 başında paradan altı sıfırı da attık. Utanç vesilesinden kurtulduk. Ama şimdiden tek sıfır döndü bile.

Benim zamanımda başlayan bir anket var. Hâlâ yapılıyor. 1 yıl sonrasında enflasyonu kaç bekliyorsun? Enflasyon beklentisi hep yukarıda. Daha önce bir başarı varsa beklentileri sağlıklı yönlendirebilmekten geçti.

Türkiye bunu tecrübe etti, başardı ama unuttu. Dünyada 2021 verilerine göre enflasyonda ortalama yüzde 17 ile 196 ülke içinde 12’nci sıradayız. Bizden sonra İran, Sudan Zimbabwe geliyor.

Enflasyonla mücadele nedense istenmiyor

Enflasyon yüzde 20 iken bir banka yüzde 15’ten kredi verir mi? Enflasyon düşmeden faizlerin düşmesi mümkün değildir. Faiz nedendir konusuna gelince, teori bu ilişkiyi enflasyondan faize doğru görüyor. Az miktarda enflasyondan faize etki de var. Ama çok az.

Neden kurtulamıyoruz: İş camiasında bile enflasyonla büyüme arasındaki ilişki anlaşılmıyor. Türkiye’nin 95 yıl için ortalama büyüme hızı yüzde 5’tir. Enflasyonla büyümek diye bir şey yok uzun vadede. İşsizliği de artırmaz.

Enflasyonla mücadele nedense istenmiyor. Sabit gelirliler, pazarlık şansı zayıf olanlar kendilerini koruyamıyorlar. Para kırpılarak gidiyor. Bu ciddi bir ahlaki sorundur.

128 değil 140 milyar dolar satıldı

Satılan 128 değil 140 milyar dolardı. Nereye gitti? Yarısı şirketlere gitti. 73 milyar dolar civarında. 200 milyar dolar borçları vardı 124 milyar dolara indi. 60 milyar dolar hane halkına gitti. Güvenmedikleri için döviz aldılar. Hâlâ alıyorlar.

Merkez Bankası döviz satar, bunda hiçbir şey yok. Sorun nerede? Ciddi bir saydamlık sorunu var. Politikanın çöktüğü yer burası!

Türkiye’de 2013’te çok önemli bir karar alındı. Hazine borçlanamıyordu. Döviz girdisi olmayan şirketler de dış borçlanma hakkı elde etti. 2018 borçlu şirketler zor duruma düştüler, onu düzeltmeye çalışıyorlar.

Ancak bu satışı niye yaptınız, şirket açığı mı kapatıldı, amacınıza ulaştınız mı? Bu konularda iyi bir iletişim olmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir